Tüm yazılar

Arabuluculuğa Elverişlilik

Uzman arabulucular için · Dayanak: 6325 sayılı HUAK m.1/2; 4721 sayılı TMK; 2577 sayılı İYUK; 5271 sayılı CMK m.253-255; 213 sayılı VUK; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu · Genel bilgilendirme yazısıdır.

Arabuluculuğa elverişlilik, dava şartı arabuluculuk rejiminden çok daha geniş bir alandır ve esasen bambaşka bir ölçüt üzerine kurulmuştur. Bu çalışmanın amacı, hangi uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli, hangisinin elverişsiz sayıldığını sistematik biçimde ortaya koymak; özellikle elverişlilik sınırının nereye kadar uzandığını uzman okuyucunun ihtiyacına göre incelemektir.

1. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri işler

HUAK m.1/2'nin lafzı, bütün incelemenin doğal başlangıç noktasını oluşturmaktadır:

"Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır."

Söz konusu hükümde iki ayrı süzgecin işlediği görülmektedir: birincisi, uyuşmazlığın özel hukuk alanında bulunmasıdır; ikincisi ise konu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf edebilmesidir. Birinci süzgeç, kamu hukukunun başlıca dallarını — idare, vergi, ceza ve anayasa hukukunu — kanunun uygulama alanı dışında bırakmaktadır. İkinci süzgeç ise özel hukuk içinde dahi, tarafların iradesiyle bertaraf edilemeyen, kamu düzeniyle yoğun temas hâlinde bulunan yahut bir kamu kurumunun resen denetimine tabi olan konuları kapsam dışında tutmaktadır. Şu hâlde bu iki süzgeç birlikte, arabuluculuğa elverişliliğin omurgasını oluşturmaktadır.

2. Elverişliliğin üç katmanı

Uygulamada elverişliliğin üç ayrı katmanından söz etmek mümkündür. Bir uyuşmazlık;

Bu çalışmanın asıl konusu, ikinci ve üçüncü katman arasındaki sınırın çizilmesidir: elverişli olmakla beraber ihtiyari sayılanlar ile hiçbir biçimde elverişli kabul edilemeyenlerin birbirinden ayrıştırılması.

3. Elverişli olmayan alanlar — I: Kişi hâlleri ve kamu düzeni yoğun aile uyuşmazlıkları

Kişi hâllerine ilişkin işlemler, niteliği gereği hâkim önünde gerçekleşmesi gereken kişisel durum değişiklikleridir; tarafların kendi aralarındaki uzlaşıyla bu konuları "anlaşıp sonuca bağlamaları" hukuken sonuç doğurmaz. Bu kategoride başlıca şu uyuşmazlıklar yer almaktadır:

Bununla birlikte, aile hukukunun mali sonuçlarının — yani mal rejimi tasfiyesi, katılma alacağı, ziynet ve katkı payı gibi kalemlerin — arabuluculuğa elverişli olduğu hatırda tutulmalıdır. Bu konuya ilişkin ayrıntı için Aile Arabuluculuğu yazısına bakılabilir.

4. Elverişli olmayan alanlar — II: İdari yargı uyuşmazlıkları

İdari işlemlere karşı açılan iptal davaları, tam yargı davaları ve vergi mahkemesi davaları arabuluculuğa elverişli değildir. Zira idari işlem, kamu gücü kullanılarak tek yanlı biçimde tesis edilmiş bir işlem olup ondan doğan uyuşmazlık, tarafların kendi aralarında "anlaşıp tasarruf edebileceği" bir mesele olarak nitelendirilemez. İdarenin kanunilik ilkesine bağlı olması, bir anlaşma çerçevesinde işlemini geri alma ya da değiştirme imkânını da bertaraf etmektedir. Bu sebeple aşağıda sayılan uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli kabul edilmemektedir:

Bununla beraber önemle belirtmek gerekir ki, idarenin taraf olduğu her uyuşmazlık otomatik biçimde arabuluculuğa elverişsiz değildir. İdarenin özel hukuk işlemi kaynaklı bir ilişkiden — sözgelimi bir kira sözleşmesi yahut mal satın alma sözleşmesinden — doğan uyuşmazlık, niteliği itibarıyla özel hukuk uyuşmazlığıdır ve arabuluculuğa elverişlidir.

5. Elverişli olmayan alanlar — III: Ceza yargılaması

Ceza yargılamasında "arabuluculuk" olarak anılan kurum, aslında uzlaştırmadır (CMK m.253-255). Uzlaştırma; HUAK çerçevesindeki arabuluculuktan tamamen ayrı, kendi mevzuatına tabi bir müessesedir. Söz konusu kurum Cumhuriyet savcılığının uhdesinde yürütülmekte, kapsamı yalnızca kanunla belirlenmiş belirli suçlarla — basit yaralama, mala zarar verme, taksirle yaralama vb. — sınırlı tutulmakta ve sonuç olarak kovuşturmanın akıbetini doğrudan etkilemektedir.

Bu sebeple ceza dosyaları, arabuluculuğun konusunu oluşturamaz. Buna karşılık, bir suçtan kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın hukuk davasına konu olması hâlinde durum farklıdır; eda davası niteliğindeki bu talep bir özel hukuk uyuşmazlığı olduğundan, arabuluculuğa elverişli sayılır.

6. Elverişli olmayan alanlar — IV: Sosyal güvenlik ve hizmet tespiti

SGK'nın taraf olduğu, sigortalılık başlangıcı, hizmet tespiti, prim borcu, gelir ya da aylık bağlama gibi uyuşmazlıklar; taraflardan birinin bir kamu kurumu olması ve uyuşmazlığın kamu düzeniyle yoğun temas içinde bulunması sebebiyle arabuluculuğa elverişli kabul edilmemektedir. Nitekim hizmet tespiti davasında resen araştırma ilkesinin işlemesi, davadan feragatin kabul edilmemesi ve SGK'nın taraf sıfatıyla davaya katılması, davanın kamu hukuku katmanını açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu konudaki ayrıntı için İş Hukukunda Dava Şartının İstisnaları yazısına bakılabilir.

7. Elverişli olmayan alanlar — V: Sicil işlemleri ve hükümsüzlük davaları

Resmi sicillerin — nüfus, tapu, ticaret ve marka sicilleri başta olmak üzere — niteliğine yönelen, sicilde değişiklik doğuracak hükümler ya da kamu kurumunca tesis edilmiş bir tescil işleminin iptali, kural olarak arabuluculuğa elverişli değildir. Bu kategoride en sık tartışılan başlıklar şunlardır:

Buna karşılık fikri ve sınai haklar alanında, tarafların mali kullanım haklarına ilişkin olarak gündeme gelen lisans, devir ve tazminat uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişlidir. Lisans bedeli ile telif tazminatına ilişkin uyuşmazlıkların da bu çerçevede arabuluculuğun konusunu oluşturabileceği kabul edilmektedir.

8. Miras davaları

Miras hukukunda arabuluculuğa elverişliliğin görünümü, başlıktan başlığa farklılık göstermektedir:

9. Özet

Alan Tipik uyuşmazlık Elverişlilik
Borçlar / ticaret / tüketici / iş / kira / KMKPara alacakları, eda davalarıElverişli (büyük çoğunluğu dava şartı içinde)
Aile mali sonuçlarıMal rejimi, katılma alacağı, ziynetElverişli (ihtiyari)
Miras tasfiyesi/paylaştırmaTerekenin paylaşımı, ortaklığın giderilmesiElverişli (18/B-b dava şartı)
Aile — kişi hâlleriBoşanma, velayet, soybağıElverişli değil
Vesayet, kayyumlukVasi atanması, kısıtlamaElverişli değil
İdari yargıİptal, tam yargı, kamulaştırmaElverişli değil
VergiVergi davaları (VUK uzlaşması ayrı kurum)Elverişli değil
CezaKovuşturma — CMK uzlaştırması ayrı kurumElverişli değil
Sosyal güvenlik / hizmet tespitiSigortalılık, prim, aylıkElverişli değil
Fikri haklar — hükümsüzlükMarka, patent, tasarım hükümsüzlüğüElverişli değil
Nüfus, kişisel hâlAd değişikliği, kayıt düzeltmeElverişli değil
Çekişmesiz yargıVeraset ilamı, mirasın reddiElverişli değil

10. Sonuç

HUAK m.1/2'nin "üzerinde serbestçe tasarruf" ölçütü; hangi uyuşmazlığın özel hukuk uyuşmazlığı sayılıp tarafların iradesine bırakılabileceğini tayin eden yapısal bir test niteliğindedir. Söz konusu test; kişi hâlleri, idari yargı uyuşmazlıkları, ceza muhakemesi, sosyal güvenlik uyuşmazlıkları, vergi davaları ile fikri mülkiyet hükümsüzlüğü gibi alanları kanunun kapsamı dışında bırakırken; aile hukukunun mali sonuçları ve fikri haklara ilişkin tazminat ile lisans uyuşmazlıkları gibi başlıkları, dava şartı arabuluculuk kapsamına girmedikleri hâllerde dahi ihtiyari arabuluculuğa açık kılmaktadır.

Kaynakça ve daha fazla okuma

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki tavsiye yerine geçmez. Bir uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olup olmadığının tespiti her olayın somut özelliklerine göre değişir. Belirli bir olayda yürürlükteki mevzuat metni ve güncel içtihatla birlikte değerlendirme yapılması önerilir.