Tüm yazılar

İş Hukukunda Dava Şartı Arabuluculuğun İstisnaları: İş Kazası, Meslek Hastalığı, Rücu ve Hizmet Tespiti

Uzman arabulucular için · Dayanak: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ve m.3/3; 4857 sayılı İş Kanunu; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu · Genel bilgilendirme yazısıdır.

İş hukuku, dava şartı arabuluculuğun ilk uygulandığı alandır ve uzun bir uygulamayla pekişmiş bir çerçeveye sahiptir. Yine de pratikte en sık karşılaşılan kafa karışıklığı, kuralın değil istisnasının sınırındadır: hangi iş uyuşmazlığı arabuluculuğa tabi değildir? Bu yazıda, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3'ün dava şartı dışında bıraktığı uyuşmazlıkları beş kategoride bir araya getirip, hepsini ortak bir ölçütle inceleyeceğiz.

1. Genel kural: 7036 m.3/1 ve kapsamı

İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 açıktır: Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 7445 sayılı Kanun 1.9.2023 itibarıyla bu hükme bir ekleme yaparak aynı alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını da dava şartı kapsamına almıştır. Kıdem-ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ücret, prim, ikramiye, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, kötü niyet tazminatı, ayrımcılık tazminatı, sendikal tazminat, cezai şart ve benzeri alacak ve tazminatlar bu gövdenin tipik kalemleridir.

2. 7036 m.3/3'ün açık istisnası: iş kazası ve meslek hastalığı

Hükmün kendisi, başka her tartışmayı kesen bir netliktedir:

"İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." (İş M.K. m.3/3)

Bu istisnanın sebebi şudur: iş kazası ve meslek hastalığı uyuşmazlığı, içerdiği bedensel zarar, kusur dağılımı, daimi maluliyet oranının tespiti, gelir ve destekten yoksun kalma hesabı gibi yargısal incelemeyi gerektiren teknik unsurlarla, hızlı bir arabuluculuk takvimine uygun değildir; sürecin tıbbi ve aktüer bilirkişi katmanları, mahkeme kontrolünü zorunlu kılar. Bu nedenle kanun koyucu alanın tümünü dava şartı dışına çıkarmıştır.

Burada iki önemli duruma vurgu yapmak gerekir:

3. Hizmet tespiti davası

Sigortasız ya da eksik gün/ücret bildirimiyle çalıştırılan işçinin, geçen hizmetinin SGK kayıtlarına işlenmesi için 5510 sayılı Kanun çerçevesinde açtığı hizmet tespiti davası, ilk bakışta bir iş uyuşmazlığı gibi görünür; çünkü taraflardan biri işçi, diğeri işverendir. Ne var ki dava, sonuçları itibarıyla bir kamu kurumunun (SGK'nın) kayıtlarına ve prim alacağına etki eder; davaya SGK'nın da taraf sıfatıyla katılması, mahkemenin re'sen araştırma ilkesinin işlemesi ve davadan feragatin geçerli kabul edilmemesi, davanın kamu düzeniyle yoğun temas içinde olduğunu gösterir. Bu nitelik, "tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri" özel hukuk uyuşmazlığı çerçevesini aşar (HUAK m.1/2) ve hizmet tespiti davasını arabuluculuğa elverişli olmayan bir alanın içine yerleştirir.

4. Sosyal güvenlik uyuşmazlıkları

Sigortalılık başlangıcı, prim borcu, gelir/aylık bağlama, yaşlılık aylığı, ölüm-malullük aylığı gibi sosyal güvenlik uyuşmazlıkları, taraflarından birinin SGK olması ve uyuşmazlığın idari bir karara dayanması nedeniyle idari yargının ya da iş mahkemesinin özel hükümler çerçevesinde gördüğü kamusal nitelikli uyuşmazlıklardır. Bunlar da m.3/1'in "bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi-işveren alacak ve tazminatı" formülünün dışındadır ve dava şartı arabuluculuğun konusu değildir.

5. Tartışmalı sınır: işçinin fiilinden işverenin uğradığı zararın tazmini ve rücu

Uygulamada en çok tereddüt yaratan kategori budur. İşçinin görevi sırasında ya da görevinden kaynaklanan bir kusurla işverene veya üçüncü kişiye verdiği zarar — örneğin trafik kazasında şirket aracına zarar, müşteriye verilen zarar nedeniyle işverenin ödediği bedelin işçiden geri istenmesi — iki ayrı kapıdan girebilir:

Pratikte bu ayrım her zaman keskin değildir ve aynı olay için farklı yerel mahkemeler farklı kararlara varabilmektedir.

6. Görevli mahkeme ve dava şartı arabuluculuk bağlantısı

İş Mahkemeleri Kanunu m.5, iş mahkemesinin görev alanını tanımlar: 5953, 854 ve 4857 sayılı Kanunlar ile TBK'nın hizmet sözleşmelerine ilişkin İkinci Kısım Altıncı Bölümü kapsamına giren işçi-işveren uyuşmazlıkları. Dava şartı arabuluculuk yükümlülüğü, görevli mahkeme tespitiyle organik biçimde bağlıdır: davanın iş mahkemesinde görüleceği bir uyuşmazlık ise — istisnalar saklı kalmak kaydıyla — kural olarak dava şartı arabuluculuğa tabidir; asliye hukukta görülecek bir uyuşmazlık ise kural olarak dava şartı dışındadır.

Uçuş personeli (pilot, hostes) gibi tarihsel olarak asliye hukuk mahkemesinin görev alanında sayılan gruplar 7036 sayılı Kanun ile iş mahkemelerinin görev alanındadır. Buna karşılık iş kazası tazminatının iş mahkemelerinin görev alanında olmasına rağmen m.3/3 ile dava şartı dışına çıkarılmıştır.

7. Özet harita

Uyuşmazlık Görevli mahkeme Dava şartı
Kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin, ücret, primİş mahkemesiVar
İşe iade davasıİş mahkemesiVar
İşçilik alacaklarına ilişkin itirazın iptali / menfi tespit / istirdatİş mahkemesiVar
İş kazası / meslek hastalığı tazminatı (maddi/manevi)İş mahkemesiYok (m.3/3, ihtiyari mümkün)
İş kazasına ilişkin tespit, itiraz, rücu davalarıİş mahkemesiYok (m.3/3)
Hizmet tespiti davası (5510 s.K.)İş mahkemesi (SGK taraf)Yok (kamu düzeni)
Sosyal güvenlik uyuşmazlıkları (sigortalılık, prim, aylık)İş mahkemesi / idari yargıYok
İşçinin özen borcuna aykırılığa dayalı zarar/rücu (iş ilişkisi içi)İş mahkemesiVar
İşçinin haksız fiiline dayalı zarar/rücu (iş ilişkisi dışı)Asliye hukukYok (görev itirazı riski)

11. Sonuç

İş hukukunda dava şartı arabuluculuğun istisnaları, dağınık değil sistematiktir: kanun koyucu, yargısal teknik incelemenin yoğun olduğu (iş kazası / meslek hastalığı), kamu hukuku katmanı ağır basan (hizmet tespiti, sosyal güvenlik) ya da iş ilişkisinin dışından doğan (haksız fiile dayalı zarar) uyuşmazlıkları kasten dava şartı dışında bırakmıştır. Dava şartı dışında kalmak ihtiyari arabuluculuk yolunu kapatmaz; pratik koşullar elverdiğinde, hukukun bıraktığı boşluğu profesyonel müzakere doldurabilir.

Kaynakça ve daha fazla okuma

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki tavsiye yerine geçmez. Bir iş uyuşmazlığının dava şartı kapsamında olup olmadığının ve görevli mahkemenin tespiti, her olayın somut özelliklerine göre değişir. Belirli bir olayda yürürlükteki mevzuat metni ve güncel içtihatla birlikte değerlendirme yapılması önerilir.