Talep Yığılması ve Karma Taleplerde Dava Şartı Arabuluculuk: Her Aslî Talebin Kendi Süzgeci
Davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebi tek bir dava dilekçesine sığdırması, modern medeni yargılamanın gündelik bir gerçeğini oluşturmaktadır. İşçinin kıdem ve ihbar tazminatı yanında işe iade talebinde bulunması, ortağın hem kâr payını hem de ortaklıktan çıkarmasını istemesi, malikin tahliye yanında birikmiş kira alacağını talep etmesi bu durumun tipik örnekleridir. Aşağıda karma talepli uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk süreci ele alınacaktır.
1. Temel kural: her aslî talep bağımsız bir davadır
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.110'da düzenlenen davaların yığılması; "davacının, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla aslî talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi" şeklinde tanımlanmaktadır. Söz konusu kurumda her aslî talep, yargılama bakımından bağımsız bir dava niteliği taşımakta olup mahkeme, her birinin görev, yetki, harç ve dava şartlarını ayrı ayrı incelemektedir. Bu yapı, dava şartı arabuluculuk bakımından özgün bir sonuç doğurmaktadır:
Talep yığılmasında, dava şartı arabuluculuğa ilişkin hükümler her bir aslî talep bakımından ayrı ayrı değerlendirilir.
Bunun pratik karşılığı şu şekildedir: davacının üç talepten yalnızca biri ticari nitelikte ve konusu para olan bir alacak ise (TTK m.5/A), yalnızca o talep için arabuluculuğa başvurulmuş olması aranmaktadır. Para konulu olmayan ya da kapsam dışında kalan diğer iki talep için arabuluculuk şartı söz konusu olmaz. Dava açılırken bu üç talep birlikte ileri sürülse bile mahkeme, kapsama giren talep için dava şartının sağlanmamış olduğunu tespit ettiğinde, yalnızca o talep yönünden davayı usulden reddedebilir; diğer talepler esastan görülmeye devam eder.
2. Terditli dava: HMK m.111
Davaların yığılmasının aksine, terditli davada (HMK m.111) talepler birbiriyle aslî-ferî bir ilişki içinde yer almaktadır. Aslî talebin kabul edilmemesi hâlinde ferî talep değerlendirilir. Buradaki çözüm farklıdır: aslî ya da ferî taleplerden birinin konusu dava şartı arabuluculuğa tabi ise, arabulucuya başvurulması zorunludur.
3. Seçimlik dava: HMK m.112
Seçimlik davada; seçim hakkı kendisine ait bulunan borçlu ya da üçüncü kişinin bu hakkı kullanmaktan kaçınması üzerine alacaklı, seçimlik taleplerle dava açabilmektedir. Burada da seçimlik taleplerden yalnızca birinin konusu dava şartı arabuluculuğa tabi ise, arabulucuya başvuru zorunlu hâle gelir.
4. Kısmi dava: HMK m.109
Kısmi dava, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu hâllerde davacının ilk aşamada talebinin bir kısmını dava ettiği dava türüdür. Talep konusunun dava şartı arabuluculuğa tabi olması hâlinde, kısmi dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması gerekmektedir.
5. Davanın ıslahı: HMK m.176/1
Tamamen ıslahta davacı, önceki dava dilekçesini yenisiyle değiştirmektedir; söz konusu yeni dilekçe işlevsel olarak yeni bir dava açma niteliği taşımaktadır. Şu hâlde tamamen ıslah ile değiştirilen davanın konusu, dava şartı arabuluculuk kapsamına giren bir uyuşmazlığa dönüşmüşse, ıslahın yapıldığı tarihten önce arabuluculuğa başvurulmuş olması gerekmektedir.
Buna karşılık kısmen ıslah ya da karşı tarafın açık rızasıyla talep konusunun artırılması hâlinde, talep konusunun genişletilen kısmı bakımından ayrıca bir dava şartı arabuluculuk uygulanmaz; zira ıslah, kanunen aynı dava içinde tanınmış bir genişletme yetkisi niteliği taşımaktadır.
6. Faiz ve fer'î alacaklar
Faiz, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri gibi fer'î alacaklar asıl alacağa bağlı olup onun akıbetini izlemektedir. Şu hâlde asıl alacak için arabuluculuğa başvurulmuş olması, fer'î alacaklar bakımından da dava şartının sağlanmış sayılması için yeterlidir; her bir fer'î alacak için ayrıca başvuru yapılmasına gerek yoktur. Söz konusu yaklaşım; hem usul ekonomisi hem de fer'î alacağın bağımsız bir aslî talep oluşturmaması ilkesiyle örtüşmektedir.
7. Özet harita
| Dava türü / işlem | HMK | Dava şartı arabuluculuk |
|---|---|---|
| Davaların yığılması | m.110 | Her aslî talep ayrı ayrı değerlendirilir |
| Terditli dava | m.111 | Asli veya ferî birinin kapsamda olması yeterlidir |
| Seçimlik dava | m.112 | Seçimlik taleplerden birinin kapsamda olması yeterlidir |
| Kısmi dava | m.109 | Açılışta uygulanır; ıslahla artırmada yeniden uygulanmaz |
| Tamamen ıslah | m.176/1 | Islah anından önce başvuru gerekmektedir. |
| Kısmen ıslah / rızayla artırma | m.176/1 | Artırılan kısım için ayrı başvuru gerekmemektedir |
| Faiz, vekâlet ücreti (fer'î) | — | Asıl alacak başvurusu ile birlikte sağlanır |
Kaynakça ve daha fazla okuma
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109 (kısmi dava), m.110 (davaların yığılması), m.111 (terditli dava), m.112 (seçimlik dava), m.176 (ıslah; tam ıslah ve kısmi ıslah).
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A (dava şartı olarak arabuluculuk) ve m.18/B (7445 ile eklenen yeni dava şartı kategorileri).
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A (ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk; "konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat" davaları).
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 (iş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk; bireysel iş ilişkisinden doğan alacak ve tazminat ile işe iade davaları).
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A (tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk).
- İlker Koçyiğit / Alper Bulur, Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk, Adalet Bakanlığı Yayını, Ankara 2019 — "Dava Şartı Olarak Arabuluculuğun Medenî Usul Hukukuna ve Dava Çeşitlerine Etkisi" bölümü, davaların yığılması ve diğer dava çeşitlerinde dava şartının uygulanışına ilişkin temel doktriner çerçeveyi sağlamaktadır.
- İlişkili yazılar: İhtiyari ve Dava Şartı Arabuluculuk, İcra-İflas Kaynaklı Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk, İtirazın İptali Davasında Dava Şartı Arabuluculuk.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki tavsiye yerine geçmez. Talep yığılmasında dava şartının nasıl uygulanacağı, her olayın somut taleplerine ve uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesine göre değişir. Belirli bir olayda yürürlükteki mevzuat metni ve güncel içtihatla birlikte değerlendirme yapılması önerilir.