İtirazın İptali Davasında Dava Şartı Arabuluculuk: Alacağın Niteliği ve Senet Türü
Bir arabulucuya atanan "İtirazın iptali" dosyası, hemen her arabulucunun zihninde aynı soruları doğurur: Bu dosya gerçekten dava şartına tabi mi? Tabiyse hangi kategori altında? Senet kambiyo niteliğindeyse durum değişir mi? İtirazın iptali ile menfi tespit arasındaki sınır nerede? Aidat alacağı için açılan takipte uygulama nasıl? Bu yazıda, itirazın iptali davasında dava şartı arabuluculuğun beş katmanlı haritasını çıkarıp, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarını inceleyeceğiz.
1. İtirazın iptali davasının hukuki niteliği ve dava şartı sorusu
İlamsız icra takibine yönelik itirazın iptali davası, alacağın varlığının tespiti yanında alacağın tahsilini de talep eden bir hukuki nitelik taşır. Dava şartı arabuluculuğun belirleyici eşiği, davanın "konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat talebi" olup olmadığıdır. İtirazın iptali davası bu eşiği doğal olarak karşılar.
Buradan sonraki ayrım, alacağın hukuki niteliğine dayanır: ticari mi, tüketici mi, iş hukuku kaynaklı mı, kira ilişkisinden mi? Her bir nitelik için farklı bir özel kanun hükmü uygulanır.
2. Ticari nitelikteki uyuşmazlıklar: TTK m.5/A'nın değişen lafzı
2018 yılında TTK'ya eklenen m.5/A hükmü, ilk kabulünde "ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" arabuluculuğa başvurmayı dava şartı kılıyordu. Bu lafız altında bölge adliye mahkemeleri arasında "itirazın iptali ile menfi tespit davaları bu kapsama girer mi?" sorusu üzerine ciddi içtihat ayrılığı oluştu. Yargıtay aynı sorunu iki ayrı uyuşmazlığın giderilmesi kararı ile çözmeye çalıştı:
- Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 4.12.2020 tarihli 2020/1943 E., 2020/4052 K. sayılı karar — ticari nitelikteki itirazın iptali davalarının dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu tespit etti.
- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 13.2.2020 tarihli 2020/85 E., 2020/454 K. sayılı karar — ticari nitelikteki menfi tespit davalarının ise (tespit hükmünün cebrî icraya konu edilemeyeceği gerekçesiyle) dava şartı arabuluculuk kapsamı dışında olduğunu belirledi.
İki ayrı dairenin paralel davalar için farklı sonuçlara ulaşması, uygulamada tutarsızlık yarattı. Kanun koyucu bu içtihadi çelişkiyi 7445 sayılı Kanunla (RG 5.4.2023, yürürlük 1.9.2023) doğrudan kanun değişikliğiyle gidermiştir. Değişiklikle TTK m.5/A'nın birinci fıkrası yürürlükteki hâlini almıştır:
"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
Bu yeni lafızla birlikte, 1.9.2023 tarihinden itibaren açılan ticari nitelikteki itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları, açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması koşuluna bağlıdır. Yargıtay 19. HD'nin "menfi tespit dava şartı kapsamında değildir" yönündeki 2020 tarihli yaklaşımı, kanun değişikliğiyle yürürlükten düşmüştür. Aynı şekilde, Yargıtay 23. HD'nin itirazın iptali için verdiği çözüm, kanun değişikliğiyle pekiştirilmiş ve genelleştirilmiştir.
3. Tüketici nitelikteki uyuşmazlıklar: 6502 m.73/A
Tüketici işlemlerinden kaynaklanan alacak için başlatılan ilamsız icra takibinde itiraz edilirse, açılacak itirazın iptali davası tüketici mahkemesinde görülecek bir tüketici uyuşmazlığıdır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A, tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda — kanunda sayılan istisnalar dışında — dava açılmadan önce arabulucuya başvurmayı dava şartı olarak öngörür. Hüküm 7251 sayılı Kanunla 28.7.2020 itibarıyla yürürlüğe girmiştir.
TKHK m.73/A lafzı doğrudan "itirazın iptali, menfi tespit, istirdat" demese de Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2.5.2023 tarihli 2022/8500 E., 2023/1197 K. sayılı kararı, tüketici hukuku kaynaklı menfi tespit davalarında da arabuluculuğun dava şartı olarak aranması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu karar, TTK m.5/A'nın 7445 ile değişen lafzının amaçsal mantığı ile uyumludur: tüketici mahkemesinde görülen menfi tespit, m.73/A'nın "tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlık" formülüne dahildir.
4. Kira ilişkisinden doğan itirazın iptali
7445 sayılı Kanunla 6325 sayılı Kanun m.18/B'ye eklenen düzenleme uyarınca, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar 1.9.2023 itibarıyla dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Buna karşılık aynı hüküm, "kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere" istisnasını içerir.
Bunun pratik sonuçları:
- Birikmiş kira borcu için ilamsız icra takibine itiraz hâlinde açılan itirazın iptali davası kira ilişkisinden doğan uyuşmazlık olduğundan, dava şartı arabuluculuk kapsamına girer.
- Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle ilamsız icra yoluyla tahliye takibi (İİK m.269 vd.) ise hükmün açık istisnası gereği dava şartı arabuluculuk dışındadır.
- Tahliye taahhüdüne dayalı ilamsız icra da yine bu istisna kapsamında değerlendirilir.
5. İş hukuku kaynaklı itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat
İşçi-işveren ilişkisinden doğan alacak ve tazminat (kıdem-ihbar tazminatı, fazla mesai, ücret) uyuşmazlıklarında, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3'ün ilk hâli yalnızca asıl alacak ve tazminat davalarında dava şartı arabuluculuk öngörmekteydi; bu alacaklarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının kapsama girip girmediği uygulamada tartışılıyordu.
7445 sayılı Kanun, TTK m.5/A için yaptığı düzenlemeye paralel olarak 7036 m.3'e de açık bir cümle ekledi (yürürlük 1.9.2023):
"Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır."
Bu eklemeyle birlikte, 1.9.2023 ve sonrasında açılacak iş uyuşmazlığı kaynaklı itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartıdır. İş arabuluculuğunun özgün sürelerinin (kanunun öngördüğü hafta esaslı çerçeve içinde) ve sürecin sıkı takvime tabi olmasının, İİK m.67'deki bir yıllık hak düşürücü süreyle birlikte nasıl yorumlanacağı ileriki bölümde ele alınacaktır.
6. Kat Mülkiyeti Kanunu kaynaklı itirazın iptali: aidat alacağı
Apartman yönetimi tarafından ödenmeyen aidat alacağı için başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğinde, açılan itirazın iptali davası 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde değerlendirilir. 7445 sayılı Kanunla 6325 m.18/B'ye eklenen düzenleme, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıkları da dava şartı arabuluculuk kapsamına almıştır (yürürlük: 1.9.2023).
Pratikte aidat alacağı uyuşmazlıklarında arabuluculuk büro tevziatında "diğer dava şartı" kategorisi altında görüldüğü için, uzman arabulucular için dosyanın doğru sınıflandırılması bir başlangıç sorunudur. 2026 Tarifesi Birinci Kısım m.5 ("Kira / Komşu Hakkı / Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan uyuşmazlıklar") anlaşmama hâlinde uygulanacak saatlik kategoriyi belirler; anlaşma hâlinde ise konusu para olan uyuşmazlık olarak İkinci Kısım uygulanır.
7. Kambiyo senedi takipleri: kambiyo niteliği muhafaza durumu
Bono veya çek gibi kambiyo senedi niteliğini taşıyan belge ile başlatılan icra takibi, İİK m.167-176/b çerçevesinde özel bir takip türüdür. Bu takipte borçlunun itirazı, icra mahkemesinde m.169/a veya m.170 çerçevesinde değerlendirilir; ayrı bir itirazın iptali davası açılmasına gerek kalmaz çünkü itirazın incelenmesi mahkemenin görevidir.
Buna karşılık iki istisnai senaryo vardır:
- Senedin kambiyo niteliğini kaybetmesi (zamanaşımı, taraflar arasında geçerli temel ilişki bulunmaması vb.). Bu hâlde alacak, senede dayalı genel bir hukuki ilişkiye dönüşür; alacaklı asliye hukuk mahkemesinde dava açmak durumunda kalabilir. Açılacak dava ticari nitelik taşıyorsa (örneğin senet tacirler arasında, ticari faaliyetin gereği düzenlenmişse), TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk uygulanır.
- Senedin teminat senedi olarak verilmiş olduğu iddiası. Bu hâlde borçlu, menfi tespit davası açma yoluyla senedin geçersizliğini ileri sürebilir. 1.9.2023 ve sonrasında açılacak ticari nitelikteki menfi tespit davaları da dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Tüketici ya da iş ilişkisi kaynaklı menfi tespit için 6502 m.73/A ve 7036 m.3 hükümleri uygulanır.
Bu nedenle uygulayıcı için ilk soru "senet hâlâ kambiyo niteliğini koruyor mu?" sorusudur. Cevap olumluysa süreç İİK m.169/a-170 çerçevesinde yürür; olumsuzsa açılacak dava türüne (itirazın iptali, menfi tespit, istirdat) ve niteliğine (ticari, tüketici, iş) göre dava şartı arabuluculuk yürürlükteki yeni lafza göre uygulanır.
8. Bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı: 2024 tarihli uyuşmazlığı giderme kararı
İcra ve İflas Kanunu m.67'nin ikinci fıkrası, itirazın iptali davasını açabilmek için itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre öngörür. Dava şartı arabuluculuk uygulamasının bu süre ile ilişkisi, uygulamada en sık karıştırılan noktalardan biridir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16.9.2024 tarihli 2024/3074 E., 2024/6421 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı bu meseleyi netleştirmiştir. Karara göre, bir yıllık hak düşürücü süre arabuluculuk anlaşamama tutanağının imzalanmasından değil, itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Bunun arabuluculuk süresince işleyişi açısından önemli sonucu, sürenin durması veya kesilmesine ilişkin 6325 sayılı Kanun'un genel hükümlerinin dikkate alınması gereğidir; dava açma süresinin başlangıcı yeni baştan sayılmaz.
9. Anlaşma belgesinin icra dosyasına etkisi
Dava şartı arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlandığında, ilamsız icra takibinin akıbeti ne olur? Anlaşma belgesi taraflar ve avukatlarınca birlikte imzalanmışsa 6325 m.18/4 uyarınca ilam niteliğindedir. Bu durumda alacaklı, açacağı itirazın iptali davasının konusuz kaldığını icra dairesine bildirerek mevcut takibi sonlandırabilir; ya da anlaşma belgesindeki şartlar takibin akıbetini düzenlemişse (örneğin "takipten feragat edilecektir" gibi bir kayıt) o şartlara göre hareket eder.
Anlaşma metni, ilamsız takibin durumunu açıkça belirlemelidir: tarafların ortak iradesiyle takipten feragat mı edilecek, takip devam mı edecek, harç ve vekâlet ücreti nasıl paylaşılacak? Belirsiz bir anlaşma metni, ileride yeni bir uyuşmazlığa zemin hazırlar.
10. Sonuç
İtirazın iptali davasında dava şartı arabuluculuk, "tabidir / değildir" şeklinde tek bir yanıt vermeyen, alacağın hukuki niteliğine göre değişkenlik gösteren çok katmanlı bir yapıdır. Bu alanın evrimi, hukuk uygulamasında nadir görülen biçimde Yargıtay içtihatları ile kanun koyucunun birlikte şekillendirdiği bir tablo ortaya koyar: 2020 tarihli iki ayrı uyuşmazlığın giderilmesi kararıyla (23. HD ve 19. HD) doğan ticari itirazın iptali / ticari menfi tespit arasındaki çelişki, 7445 sayılı Kanunun 1.9.2023'te yürürlüğe giren değişiklikleriyle kanun düzeyinde giderilmiştir. Yeni lafız hem TTK m.5/A'ya hem de 7036 m.3'e "itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat" davalarını açıkça eklemiştir. Tüketici uyuşmazlıklarında 6502 m.73/A'nın geniş formülasyonu zaten bu davaları kapsayan biçimde uygulanmaktadır. Kira, kat mülkiyeti, ortaklığın giderilmesi ve komşu hakkı kategorileri 7445 ile birlikte 6325 m.18/B'ye eklenmiştir. Bir yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk tutanağı imzasından değil itirazın tebliği tarihinden başladığı ise Yargıtay 11. HD 2024 kararıyla netleşmiştir.
Kaynak ve daha fazla okuma
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.67 (itirazın iptali davası), m.72 (menfi tespit ve istirdat davası), m.169/a-170 (kambiyo senetlerine özgü takipte itiraz), m.269 vd. (kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi).
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4 (ticari dava) ve m.5/A (ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk; 7445 sayılı Kanunla 1.9.2023 itibarıyla değişen yürürlükteki lafzı "alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını" kapsar).
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.3 (tüketici tanımı) ve m.73/A (7251 sayılı Kanunla 28.7.2020 itibarıyla eklenen, tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk hükmü).
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 (7445 sayılı Kanunla 1.9.2023 itibarıyla eklenen "Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır" cümlesi).
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 (anlaşma belgesi) ve m.18/B (7445 ile genişletilen dava şartı kategorileri: kira ilişkisi, taşınır/taşınmaz paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar, komşu hakkı).
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (yönetici alacağı ve genel kurul kararı uyuşmazlıkları).
- 7445 sayılı Kanun (RG: 5.4.2023, m.18/B genişletmesi ile TTK m.5/A ve 7036 m.3 değişiklikleri 1.9.2023 itibarıyla yürürlükte).
- Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 2020/1943 E., 2020/4052 K., 4.12.2020 — ticari nitelikteki itirazın iptali davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu; BAM içtihat farkını gideren uyuşmazlığın giderilmesi kararı. (2020 tarihli olmakla birlikte vardığı sonuç, 7445 değişikliği ile TTK m.5/A'nın yeni lafzına nakledilerek pekiştirilmiştir.)
- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2020/85 E., 2020/454 K., 13.2.2020 — ticari menfi tespit davalarında arabuluculuğun dava şartı olmadığını tespit eden uyuşmazlığın giderilmesi kararı. Önemli: Bu karar 7445 sayılı Kanunla TTK m.5/A'nın değişen lafzı karşısında 1.9.2023 itibarıyla aşılmış olup, 1.9.2023 sonrası açılan davalar için ölçü kararı niteliğini yitirmiştir; öncesi açılan davalar için tarihsel referans değeri taşır.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3074 E., 2024/6421 K., 16.9.2024 — itirazın iptali davasında bir yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk anlaşamama tutanağından değil itirazın tebliği tarihinden başladığı; uyuşmazlığın giderilmesi kararı (yürürlükteki). Kararın tam metni için bağlantıya tıklayın.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2022/8500 E., 2023/1197 K., 2.5.2023 — tüketici hukuku kaynaklı menfi tespit davalarında dava şartı arabuluculuğun aranması gerektiğine ilişkin daire içtihadı.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki tavsiye yerine geçmez. İtirazın iptali davasında alacağın hukuki niteliğinin tespiti her olayın somut özelliklerine göre değişir. Belirli bir olayda yürürlükteki mevzuat metni ve güncel içtihatla birlikte değerlendirme yapılması önerilir.