Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2019/3278 E., 2020/443 K. Sayılı Karar (Tam Metin)
Aşağıda, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşılan konularda dava açılamayacağına (HUAK m.18/5) ve bu yasağın istisnalarına ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının tam metni yer almaktadır. Karar, fesih tarihi ile arabuluculuk tutanağı tarihi arasındaki ilişkiyi de değerlendirmektedir. Dava açma yasağı ve iptal yolları için Anlaşma Belgesinin İptali Davası başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ · E. 2019/3278 · K. 2020/443 · T. 26.02.2020
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilinin istinaf talebi üzerine mahkemece dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş akdinin 19.01.2019 tarihinde haksız ve önel verilmeksizin sonlandırıldığını, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacaklarının kısmen ödendiğini, ödemenin yeterli olmadığını, fazla çalışma, hafta tatili ve UBGT alacaklarının da ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili, UBGT ve fazla çalışma alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı ile daha önce yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varıldığını, anlaşma çerçevesinde alacaklarının ödendiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; taraflar arasında görülen arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlandığını, 6325 sayılı Yasanın 18/5. Maddesi gereği anlaşılan hususlar hakkında dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça dosyaya sunulan arabuluculuk tutanaklarının kendilerine tebliğ edilmediğinden beyanda bulunamadıklarını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, ayrıca arabuluculuk tutanağının 14.01.2019 tarihinde hazırlanmasına rağmen iş akdinin 19.01.2019 tarihinde feshedildiğini, feshe bağlı haklar konusunda fesihten önce anlaşma sağlanamayacağını, arabuluculuk tutanağının hükümsüz olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesinin kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava işçilik alacaklarına ilişkin talep içermektedir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacının istinaf isteğinin süresinde olduğu görülmekle isteğin incelenmesine geçilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık arabulucuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan hallerde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında dava açılıp açılamayacağına ilişkin olduğu, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 maddesinde, "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz" düzenlemesi olduğu (dava açma yasağı), anlaşma belgesinin ilâm niteliğinde belge sayılacağı, dava açma yasağının, dava şartlarından olan hukuki yarar bulunması (HMK m. 114/1, h) şartının özel bir görünümü, özel bir dava şartı olduğundan, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşılan konularda dava açılması durumunda, dava şartı yokluğundan davanın usûlden reddi gerektiği, dava açma yasağının istisnalarının bulunduğu, anlaşma belgesine karşı ileri sürülebilecek irade fesadı halleri olduğu, bu durumda anlaşmaya varılan hususlarla ilgili olarak bu sözleşmenin iptalinin TBK (m. 30 vd., m. 39) hükümleri çerçevesinde talep edilerek dava açılabileceği, anlaşma belgesinin ehliyetsizlik, emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, ahlaka, kişilik haklarına ve şekle aykırılık gibi sebeplerle mutlak butlanla sakatlanmasının da düşünülebileceği, butlanın tespitinin mahkemeden istenebileceği, anlaşma belgesinin sahte olması, anlaşmanın geçersizliği, anlaşma hükümlerinin yorumlanmasına ihtiyaç bulunması, icra edilebilir bir anlaşma bulunmaması gibi durumlarda dava açılması ve bu hususların mahkemece incelenip karara bağlanmasının mümkün olduğu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonunda düzenlenen 14.01.2019 tarihli arabuluculuk tutanağı içeriğinde dava konusu edilen taleplerin tamamı hakkında görüşme yapılarak anlaşmaya varıldığı, arabuluculuk tutanaklarının sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli ilam niteliğindeki belgelerden olduğu, sahteliği konusunda bir iddia olmadığı gibi, fiil ehliyetsizliği, kısıtlılık halleri iddiası da bulunmadığı, her ne kadar arabuluculuk tutanağının 14.01.2019 tarihinde imzalandığı, iş akdinin 19.01.2019 tarihinde feshedildiği, iş akdi feshedilmeden feshe bağlı haklar konusunda anlaşma yapılamayacağı iddia edilmekte ise de, davacının sosyal güvenlik kurumu çıkış bildirgesinden iş akdinin 14.01.2019 tarihinde sonlandığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazları da yerinde değildir.
Bu kapsamda arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşılan konularda dava açılamayacağından 14.01.2019 tarihli anlaşma tutanağından sonra tekrar arabulucuya başvurularak dava açılmış olması karşısında davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
Sonuç olarak, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 54,40 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 10,00 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan istinaf gider avanslarının talep halinde ilgililere iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 26/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karar metni, kamuya açık biçimde yayımlanmış hâliyle aktarılmıştır; bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Bir kararı resmî bir işlemde kullanmadan önce künyeyi resmî karar arama sistemlerinden teyit ediniz. Belirli bir olay için yetkin bir hukuk profesyonelinden görüş alınması önerilir.