Tüm yazılar

Tüketici Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk

Tüketici Hukuku · Genel bilgilendirme yazısıdır, hukuki görüş niteliği taşımaz.

Tüketici uyuşmazlıkları, sayı bakımından Türk yargısının en yoğun alanlarından birini oluşturmaktadır. Söz konusu yoğunluğun hafifletilmesi ve tarafların daha hızlı bir çözüme yöneltilmesi amacıyla 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a m.73/A hükmü eklenmiştir. Söz konusu hüküm; belirli tüketici uyuşmazlıklarında, tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak öngörmektedir.

1. Tüketici uyuşmazlığının kavramsal çerçevesi

Geniş anlamıyla tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ya da tüzel kişiyi ifade etmektedir. Bir tüketici işleminden veya tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan her türlü uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici uyuşmazlığı sayılmaktadır. Kanun, söz konusu uyuşmazlıkların çözümünde birden fazla mekanizma öngörmüştür: tüketici hakem heyetleri, tüketici mahkemeleri ile m.73/A çerçevesinde getirilen dava şartı arabuluculuk.

2. Tüketici hakem heyeti ile ilişki

6502 sayılı Kanun; belirli bir parasal sınırın altındaki uyuşmazlıkların tüketici hakem heyetine, üstündekilerin ise doğrudan tüketici mahkemesine götürülmesini düzenlemektedir. Hakem heyetinin görevli olduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk yoluna başvurulması zorunlu değildir; söz konusu uyuşmazlıklarda heyet, kendi usulünü yürütür.

Buna karşılık tüketici mahkemesinde görülecek tüketici uyuşmazlıklarında, m.73/A kapsamında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı niteliğinde aranmaktadır. Söz konusu şartın yerine getirilmemesi, davanın usulden reddi sonucunu doğurur.

3. Dava şartı arabuluculuk kapsamı dışında kalan uyuşmazlıklar

Kanun; niteliği gereği arabuluculuğa elverişli olmayan ya da başka özel usullere bağlanan bazı tüketici uyuşmazlıklarını m.73/A'nın kapsamı dışında tutmuştur. Taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itirazlar; tüketici örgütleri, ilgili kamu kurumları veya Bakanlık tarafından tüketicinin hukukunu koruma amacıyla açılan davalar; üretim ya da satıştan men gibi geniş kapsamlı talepler ve bazı özel önleme davaları, kapsam dışında değerlendirilebilmektedir. Somut olayda kapsam değerlendirmesinin titiz bir tespit gerektirdiği unutulmamalıdır.

4. Başvuru ve görevlendirme

Başvuru, uyuşmazlık konusu bakımından yetkili olan tüketici mahkemesinin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılmaktadır. Büro, sicile kayıtlı arabulucular arasından görevlendirme yapar. Tarafların ortak iradeyle belirli bir arabulucu üzerinde anlaşmaları da mümkündür ve uygulamada tavsiye edilen bir yoldur.

5. Süreler

Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci; görevlendirmenin yapılmasından itibaren üç hafta içinde tamamlanmaktadır. Zorunlu hâllerde bir haftalık uzatma imkânı tanınmıştır. Sürenin amacı, tüketicinin hak arama yolunu gecikmeksizin kullanabilmesini sağlamaktır.

6. Tüketicinin sürece katılımı: korumacı yaklaşım

Tüketici; çoğu hâlde karşısındaki sağlayıcı veya satıcı ile karşılaştırıldığında bilgi, deneyim ve kaynak bakımından yapısal olarak daha zayıf bir konumda yer almaktadır. Şu hâlde arabulucunun, söz konusu güç asimetrisini gözeterek müzakereyi yönetmesi gerekmektedir. Eşitlik ilkesi burada salt biçimsel bir nitelik taşımaz; tüketiciye süreç hakkında yeterli bilgi sunmak, ona düşünme zamanı tanımak ve taleplerini net biçimde ifade etmesine alan açmak, arabulucunun yapısal sorumlulukları arasında yer alır.

Tüketici, müzakereye dilerse avukatı veya kanuni temsilcisi ile birlikte katılabilir. Avukatla temsil zorunlu olmamakla birlikte, bazı uyuşmazlıklarda daha avantajlı olabilmektedir.

7. Anlaşma belgesinin niteliği

Anlaşmaya varıldığında düzenlenen belge, icra edilebilirlik şerhinin alınmasının ardından ilam niteliğinde belge sayılmakta ve doğrudan icraya konulabilmektedir. Yapılan ödeme, iade, değişim ya da onarım gibi taahhütler; açık ve denetlenebilir bir dille anlaşma belgesine yansıtılmalıdır. Belirsiz ifadeler, taraflar bakımından yeni bir uyuşmazlığın tohumunu oluşturabilmektedir.

8. Anlaşmama hâli ve dava aşaması

Anlaşmaya ulaşılamadığı takdirde düzenlenen son tutanağın, tüketici mahkemesinde açılacak davanın dilekçesine eklenmesi zorunludur. Aksi hâlde dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmektedir.

Sonuç

Tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk; hak aramayı hızlandırmakla birlikte, taraflar arasındaki güç asimetrisi nedeniyle özenle yürütülmesi gereken bir alan oluşturmaktadır. Şu hâlde tarafların detaylı biçimde bilgilendirilmesi, eşitliğin biçimselliğin ötesinde fiilen sağlanması ve anlaşma metninin açık bir dille kaleme alınması; sürecin gerçek değerini görünür kılmaktadır.

Kaynak ve daha fazla okuma

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki tavsiye yerine geçmez. Belirli bir olay için yetkin bir hukuk profesyonelinden görüş alınması önerilir.