Telekonferans Arabuluculukta Son Tutanak Tarihi: Yargıtay 9. HD 2025/5080 Kararının Analizi
Telekonferans yoluyla yürütülen arabuluculuk süreçlerinde taraflar aynı anda aynı mekânda bulunmadığından, son tutanağın imzalanması zorunlu olarak farklı günlere yayılmaktadır. Söz konusu fiilî durum; hukuken sıradan görünmekle birlikte uygulamada belirleyici sonuçlar doğuran bir soruyu gündeme getirmiştir: Son tutanak, tarafların anlaşamadığına karar verdikleri oturum günü itibarıyla mı düzenlenmiş sayılmaktadır; yoksa tutanaktaki tüm imzaların fiilen tamamlandığı gün mü esas alınmalıdır?
Söz konusu sorunun taşıdığı önem, dava şartı arabuluculuk sonrasında öngörülen dava açma süreleriyle — özellikle iş uyuşmazlıklarında işe iade davası bakımından kabul edilen iki haftalık süre ile — doğrudan bağlantılıdır. Şu hâlde tarihin bir ya da iki gün farklı belirlenmesi, hak kaybına yol açabilecek bir nitelik kazanmaktadır.
Söz konusu meseleyi iki Bölge Adliye Mahkemesi dairesi farklı biçimde yanıtlamış; ortaya çıkan içtihat çatışması ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 16 Haziran 2025 tarihli ve 2025/1242 E., 2025/5080 K. sayılı kararı ile kesin biçimde sonuca bağlanmıştır.
1. Arka plan: telekonferans arabuluculukta imza süreci
Yüz yüze yürütülen arabuluculukta son tutanak, oturumun sonunda hazırlanmakta ve tüm taraflarca (arabulucu dahil) aynı anda aynı belge üzerinde imzalanmaktadır. Şu hâlde tarih bakımından bir tartışma söz konusu değildir.
Telekonferans arabuluculukta tablo ise farklılaşmaktadır. Taraflar farklı şehirlerde ya da farklı ülkelerde bulunabilmektedir. Anlaşmama kararı telekonferans veya videokonferans sırasında açıklanır ve oturum kapanır; ancak tutanak henüz imzalanmamıştır. Bu noktadan sonra başlıca iki yol açılmaktadır:
- Posta veya kargo: Arabulucu, tutanağı her tarafa sırayla ayrı ayrı göndermekte; taraflar imzalayıp iade etmektedir. Gidiş-dönüş süreci birkaç gün alabilmektedir.
- Nitelikli elektronik imza / mobil imza: Eş zamanlı atılamayan dijital imzalar, farklı saatlerde ya da farklı günlerde tamamlanabilmektedir.
Söz konusu süreçlerin tümünde, son tutanak günü ile son imza günü arasında bir zaman farkı doğmaktadır. Hukuki tartışmanın merkezinde de işte bu zaman farkı yer almaktadır.
2. İçtihat ayrılığı: iki BAM, iki farklı yanıt
Uygulamada birbiriyle çelişen iki Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortaya çıkmıştır.
Ankara BAM 8. Hukuk Dairesi — 13.10.2022, E: 2022/3109, K: 2022/3386
Söz konusu karar, son tutanak tarihinin imzaların tamamlandığı gün olduğunu benimsemiştir. Kararın gerekçesinin özü şu şekildedir: arabuluculuk faaliyeti, tutanağın usulüne uygun biçimde tamamlandığı, bir başka deyişle tüm taraflarca imzalandığı anda sona ermektedir. Henüz imzası alınmamış bir tutanağın "düzenlenmiş" sayılması mümkün değildir. Şu hâlde dava açma süresini bu tarihten önce işletmek, davacıyı elinde hukuken tam ve geçerli bir tutanak bulunmazken harekete geçmeye zorlamak anlamına gelmektedir; bu ise hak arama özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğurmaktadır.
Ankara BAM 29. Hukuk Dairesi — 30.10.2024, E: 2024/821, K: 2024/597
Söz konusu karar ise farklı bir yorumu benimsemiş; son tutanak tarihinin belirlenmesinde oturum gününün ya da anlaşmazlığın tescil edildiği günün esas alınabileceği sonucuna ulaşmıştır. Gerekçenin tam metni kamuya açık hâle gelmemiş olmakla birlikte, sonuç itibarıyla iki daire arasında belirgin bir içtihat çatışmasının doğduğu açıktır.
Söz konusu çatışma, uygulamada ciddi bir belirsizliğe yol açmıştır. Davanın hangi bölgede açıldığına göre dava açma süresinin başlangıç tarihinin değişebilmesi, hem davacılar hem de arabulucular bakımından güvensizlik oluşturmuştur.
3. Yargıtay'ın kararı: 9. HD, E: 2025/1242, K: 2025/5080, T: 16.06.2025
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, içtihat ayrılığını gidermek amacıyla dosyayı incelemiş ve Ankara BAM 8. Hukuk Dairesi'nin yorumunu benimsemek suretiyle şu ilkeyi kesin biçimde tespit etmiştir:
Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih; son tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı veya tamamlanmış sayıldığı tarihtir.
Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir. Yargıtay ayrıca kararın, Hâkimler ve Savcılar Kurulu aracılığıyla tüm bölge adliye mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesine hükmetmiştir.
4. Kararın gerekçesi: imzaların tamamlandığı gün neden esas alınmıştır?
Yargıtay'ın gerekçesi birkaç katmanlı bir yapı arz etmektedir.
4.1 Kanunun aradığı şart: eksiksiz ve imzalı tutanak
Arabuluculuk mevzuatı; dava açma aşamasında dava dilekçesine son tutanağın aslının veya onaylı örneğinin eklenmesini zorunlu kılmaktadır. Bir kısmı imzalanmış ya da henüz imza aşamasında olan bir belge, söz konusu koşulu karşılamamaktadır. Şu hâlde tarafın hukuken "tutanağa sahip olduğu" an, ancak tüm imzaların tamamlandığı andır.
4.2 Mahkemeye erişim hakkı
Anayasa'nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğü ile mahkemeye erişim hakkı, yorum yoluyla daraltılamaz. Elinde geçerli bir tutanak bulunmayan kişinin dava açma süresinin işlemeye başladığını varsaymak, söz konusu hakkı fiilen kısıtlamaktadır. Yargıtay, bu anayasal çerçeveyi yorumunun temel dayanağı olarak kullanmıştır.
4.3 Telekonferans sürecinin fiilî gerçekliği
İmzaların eş zamanlı alınamadığı telekonferans sürecinde, son tutanağın oturum gününde "tamamlanmış" sayılması hayatın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır. Kargo ya da elektronik imza yoluyla imzaların tamamlandığı gün, hukuki gerçeklikle örtüşen tek tarih olarak öne çıkmaktadır. Adalet Bakanlığı'nın arabuluculuk rehberlerinde de bu yöndeki anlayış benimsenmiş; Yargıtay kararıyla birlikte söz konusu rehber ilke bağlayıcı bir içtihat niteliği kazanmıştır.
5. Kararın belirleyici olduğu uyuşmazlık alanları
5.1 İşe iade davaları (en kritik alan)
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi ile İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde işe iade davasının açılması zorunludur. Söz konusu süre hak düşürücü nitelikte olup, geçirilmesi hâlinde dava açma hakkı ortadan kalkmaktadır.
Yargıtay kararı öncesindeki uygulamada; son tutanak tarihi olarak oturum gününün esas alınması ve tarafın imzaların tamamlanmasını beklerken iki haftalık süreyi geçirmesi hâlinde dava reddedilebilmekteydi. Yargıtay kararı sonrasında ise son tutanak tarihi, son imzanın atıldığı gün olarak belirlenmiş; süre bu tarihten itibaren işlemeye başlamıştır.
5.2 Diğer dava şartı arabuluculuk alanları
İşçi-işveren uyuşmazlıklarının ötesinde; ticari davalar (TTK m.5/A kapsamında) ve tüketici uyuşmazlıkları da dava şartı arabuluculuğa tabi tutulmaktadır. Söz konusu alanlardaki genel dava açma süreleri işe iade kadar kısa olmamakla birlikte, hak düşürücü ya da zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında son tutanak tarihi yine belirleyici işlev üstlenmektedir. Arabuluculuk başvurusunun zamanaşımını durdurması nedeniyle, durmanın ne zaman sona erdiği de son tutanak tarihine bağlanmaktadır.
5.3 İhtiyari arabuluculuk
İhtiyari arabuluculukta dava açma süresi üzerindeki baskı görece daha azdır; bununla birlikte tutanağa ilişkin icra edilebilirlik şerhi başvurusundaki tarih sıralaması ile ilgili zamanaşımı hesaplamaları bakımından aynı ilke geçerliliğini korumaktadır.
6. Arabulucu bakımından doğan somut yükümlülükler
Söz konusu karar, arabulucunun tutanak yönetimi bakımından bazı somut yükümlülükler doğurmaktadır.
6.1 Son imza tarihinin kaydedilmesi
Arabulucu; oturumun kapandığı tarihi değil, tutanaktaki son imzanın atıldığı tarihi dosya kapanış tarihi olarak belirlemeli ve UYAP üzerinden bu tarihi sisteme girmelidir.
6.2 Tarafları bilgilendirme yükümlülüğü
Arabulucu, son oturumun kapanışında taraflara şu hususu açıkça bildirebilir: dava açma süresi, tutanaktaki son imzanın tamamlandığı günden itibaren işlemeye başlamaktadır.
6.3 İmza sürecinin hızlandırılması
Kararın pratiğe yansıyan bir diğer sonucu şudur: telekonferans sonrası imza süreci ne kadar uzarsa, taraf o ölçüde uzun bir süre belirsizlik içinde kalmakta ve dava açma hakkını kullanamamaktadır. Şu hâlde arabulucunun imza sürecini hızlandırıcı düzenlemelere başvurması — nitelikli elektronik imza ya da mobil imza kullanımının önerilmesi, kargo için ekspres hizmetin tercih edilmesi — hem tarafların menfaatine, hem de hızlı ve etkin arabuluculuk ilkesine uygun düşmektedir.
6.4 Kısmi imzalı tutanakla dava açılmaması uyarısı
Tarafların ya da vekillerinin, tüm imzalar tamamlanmadan dava açmaya kalkışması, dosyanın usulden reddiyle sonuçlanabilmektedir. Arabulucunun söz konusu riski oturum kapanışında açıkça dile getirmesi yerinde olur.
7. Kararın daha geniş bağlamı: telekonferans yönteminin meşruiyetinin teyidi
Yargıtay söz konusu kararıyla yalnızca tarih meselesini çözmekle kalmamış; telekonferans yoluyla yürütülen arabuluculuk sürecinin hukuken geçerli olduğunu da dolaylı biçimde teyit etmiştir. Şu hâlde karar telekonferansı, tartışmalı bir yöntem olarak değil; uygulamada yerleşik bir pratiğin sürecin doğal parçası olarak değerlendirmiştir.
Söz konusu yaklaşım; telekonferans arabuluculuğuna yöneltilen "usule aykırılık" itirazlarına da dolaylı bir yanıt niteliği taşımaktadır. Yargıtay; telekonferansın doğurduğu fiilî güçlükleri (imzaların eş zamanlı alınamaması) bir sorun olarak değil, çözümü hukuk içinde üretilmiş bir olgu olarak değerlendirmiştir.
8. Sonuç ve özet tablo
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2025/5080 sayılı kararı; telekonferans yöntemiyle yürütülen arabuluculuk görüşmelerindeki en pratik ve en tartışmalı soruyu kesin biçimde yanıtlamıştır. Arabulucu bakımından kararın özünü aşağıdaki tabloda özetlemek mümkündür:
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Son tutanak tarihi nedir? | Tüm imzaların tamamlandığı gün |
| Dava açma süresi ne zaman başlar? | Son imzanın atıldığı günden itibaren |
| Kararın niteliği nedir? | Oy birliğiyle kesin; tüm BAM'lara bildirildi |
| Arabulucunun yükümlülüğü nedir? | UYAP'ta son imza tarihini kaydetmek ve tarafları bilgilendirmek |
Karar, hem arabulucular hem de taraf vekilleri açısından bağlayıcı bir rehber niteliği taşımaktadır.
Kaynak
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E: 2025/1242, K: 2025/5080, T: 16.06.2025 — kararın tam metni.
- Ankara BAM 8. Hukuk Dairesi, E: 2022/3109, K: 2022/3386, T: 13.10.2022.
- Ankara BAM 29. Hukuk Dairesi, E: 2024/821, K: 2024/597, T: 30.10.2024.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m.3.
- 4857 sayılı İş Kanunu, m.20.
- Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki tavsiye yerine geçmez. Belirli bir olay için yetkin bir hukuk profesyonelinden görüş alınması önerilir.