Tüm yazılar

Arabuluculukta Gizlilik İlkesi

Süreç İlkeleri · Genel bilgilendirme yazısıdır, hukuki görüş niteliği taşımaz.

Arabuluculuğun, bir mahkeme salonunda dile getirilemeyecek hususların serbestçe ifade edilebildiği bir zemin oluşturmasının açıklaması, tek bir kavramda toplanmaktadır: gizlilik. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK), gizliliği yalnızca bir etik kural olarak değil; aynı zamanda sürecin işlevsel temeli olarak düzenlemiştir. Bu çalışmada amaç; gizliliğin hukuki anlamını, hangi kişileri ve hangi konuları kapsadığını, hangi hâllerde sınırlanabileceğini ve uygulamada nasıl korunduğunu sistematik biçimde ortaya koymaktır.

1. Gizliliğin işlevi

Arabuluculukta gizlilik, birbirini tamamlayan iki temel amaca hizmet etmektedir. Birincisi, tarafların müzakere sırasında özgürce konuşabilmesinin önünü açmak; ikincisi ise müzakerenin başarısız olması hâlinde sürecin, tarafların aleyhine kullanılabilecek bir delil deposuna dönüşmesinin önüne geçmektir. Söz konusu iki amaç bir arada değerlendirildiğinde, "arabuluculuk odası" denilen alanın güvenli bir mekân olarak işlemesi mümkün hâle gelmektedir.

2. Gizlilik yükümlülüğünün kapsamı

6325 sayılı Kanun, gizlilik yükümlülüğünü hem arabulucuya hem de taraflara ve süreçte yer alan diğer kişilere — avukat, tercüman, uzman katılımcı ve benzeri — birlikte yüklemiştir. Söz konusu yükümlülük; arabuluculuk faaliyetinin başlamasından önce paylaşılan bilgiler de dahil olmak üzere tüm süreci kapsamakta olup faaliyetin sona ermesiyle birlikte de varlığını sürdürür.

Gizliliğin konusu yalnızca konuşulanlarla sınırlı kalmaz; arabuluculuk için sunulan belgeler, oluşturulan tutanaklar, müzakerede gözlemlenen davranışlar ve hatta tarafların görüşmelere katılıp katılmamış olması dahi belirli hâllerde gizlilik kapsamında değerlendirilebilmektedir.

3. Beyanların ve belgelerin delil olarak kullanılamaması

Gizliliğin en somut hukuki sonucu, arabuluculuk sürecinde yapılan beyan ve kabullerin, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça, sonradan açılacak bir davada delil olarak ileri sürülememesidir. Söz konusu kural; arabuluculuk için özel olarak hazırlanmış belgeleri, sürece özgü hesap, teklif ve değerlendirmeleri, taraflardan birinin sunduğu uzlaşma önerilerini ve özel oturumlarda yapılan açıklamaları kapsamaktadır.

Buna karşılık; arabuluculuktan önce de mevcut olan, bağımsız yollarla elde edilebilen ve olağan kanallar aracılığıyla zaten erişilebilir nitelikteki belgeler, salt arabuluculuk sürecinde paylaşılmış olmaları sebebiyle delil olma vasfını yitirmez. Söz konusu ince ayrım, vekiller bakımından uygulamada özel bir önem taşımaktadır.

4. Ortak ve özel oturum gizliliği

Arabulucu; ortak oturumların yanı sıra, gerekli gördüğü hâllerde her tarafla ayrı ayrı özel oturumlar da yürütmektedir. Bu özel oturumlarda paylaşılan bilgilerin diğer tarafla paylaşılmaması, gizlilik ilkesinin en hassas uygulama alanlarından birini oluşturur. Şu hâlde bir tarafın özel oturumda aktardığı bilginin, ancak o tarafın açık izniyle ve çizdiği sınırlar çerçevesinde diğer tarafa iletilmesi esastır.

Bu sebeple arabulucular, özel oturumun sonunda "bunlardan hangilerini diğer tarafla paylaşmamı istersiniz?" sorusunu açıkça yöneltmektedir. Buradaki temel ilke, taraf egemenliğini koruyarak bilgi akışını yönetebilmektir.

5. Gizliliğin sınırları

Gizlilik ilkesi mutlak nitelikte olmayıp belirli istisnalara konu olmaktadır. Söz konusu istisnalar şu şekilde sıralanabilir:

Söz konusu istisnalar dar yorumlanmalıdır; arabulucu, gizliliği kaldırmanın gerçekten zorunlu olduğu noktada dahi dengeli ve asgari ölçüde bir paylaşımı tercih etmek durumundadır.

6. Gizliliğin ihlali ve sonuçları

Gizlilik yükümlülüğüne aykırı davranan kişi; kanunun öngördüğü cezai ve hukuki sorumluluk hükümleriyle karşılaşabilir. Arabulucu bakımından söz konusu sorumlulukların yanı sıra, ayrıca bir disiplin sorumluluğu da gündeme gelmektedir.

7. Uygulamada gizliliği koruyan iyi alışkanlıklar

Gizlilik; ancak günlük uygulamada karşılığını bulduğu ölçüde soyut bir vaat olmaktan çıkar. Arabulucu bakımından bu yönde sayılabilecek bazı iyi uygulama örnekleri şunlardır:

Sonuç

Gizlilik; arabuluculuk kurumuna duyulan güvenin temel taşı görünümündedir. Söz konusu güvenin kırılmasıyla birlikte, tarafların iyi niyeti ne ölçüde olursa olsun, arabulucunun deneyimi ne kadar yüksek bulunursa bulunsun, bu nitelikler önemini büyük ölçüde yitirecektir.

Kaynak ve daha fazla okuma

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlık hakkında hukuki tavsiye yerine geçmez. Belirli bir olay için yetkin bir hukuk profesyonelinden görüş alınması önerilir.